Oteki Sinema: Fenomen Arzu Okay

Yeşilçam'a özgü "erotik anlayış, sunuş ve canlandırma" eylemleri içinde başlayan, olay yaratan ve 12 Eylülle sona erdirilen, ama sonradan "sanatsal ve aydın" yaklaşımlarıyla neredeyse kuramlaştırılan "seks" furyasının önde gelen yıldızı hiç kuşku yok ki Arzu Okay oluyor. Arzu Okay sinemaya 1970'te giriyor, birçok genç kız rollerinden sonra erotik sinemaya katılıyor, gençliği, güzelliği ve doğallığıyla sivriliyor. 1980'e kadar, değişik türden ve değişik rollerde, yaklaşık olarak 100 kadar filmde genelde bir başrol oyuncusu olarak bazen soyunuk bazen giyinik oynuyor.


Sinemaya genç kız rolleriyle giren Arzu Okay, erotik filmlere kaydığında ya da erotik filmlere de evet dediğinde, diğer soyunan meslektaşları gibi Vamp, kötü kadın ya da "seks" kadın rollerine kaymıyor. Var olan kuralları, bilinçli veya bilinçsiz kırarak genç kızlıktan genç kadınlığa geçiyor ve aşkın salt duygusal bir olay olmadığını oynadığı roller ve canlandırdığı tiplerle kanıtlıyor. Cinselliğin doğallığını ve gereksinimini getiriyor, yataklara girip çıktığı, bolca seviştiği için kötü olmuyor; yalnızca ve yalnızca cinselliğini yaşayan herhangi bir kadın oluyor. Bunu çokça filmde yaptığı için soyunan ve sevişen diğer meslektaşlarıyla aynı kefeye koyuluyor, ama kişiliği değişik, sunuştan da ayrı bir hava taşımaktadır.



Başından beri her türün oyuncusu oluyor Arzu Okay… Ayhan Işık ile (ölünceye Kadar, Safa Ünal, 1970; Her şeyim Sensin, Nuri Ergün, 1971), İzzet Günay ile (Ali Cengiz Oyunu, Halit Refiğ, 1971), Sadri Alışık ile (Ayıpettin Şemsettin, Aram Gülyüz, 1971; Sevgili Hocam, Hulki Saner, 1972), Murat Soy¬dan ile (Büyük Acı, Mehmet Bozkuş, 1971), Fikret Hakan ile (Genç Kızlar Pansiyonu, ilhan Engin, 1971), Tamer Yiğit ile (Kazanova Niyazi, Yavuz Figenli, 1971), Lütfi Akad'ın yönetiminde Zeki Müren ile (Rüya Gibi, 1971), Kartal Tibet ile (Bir Pınar ki, Nuri Ergün, 1972), Cüneyt Arkın ile (Günahsızlar, Atıf Yılmaz, 1972) oynuyor.


Tür ayırımı yapmıyor, her gelen teklifi kabul ediyor. Zaten mesleğini sürdürebilmek için kabul etmek zorundadır, ilerdeki yıllarda tümden soyunmayı kabul edeceği gibi. Bazen masal filmlerinde oynuyor.


(Altın Prens Devler Ülkesinde, Muharrem Gürses, 1971), dar bütçeli "Western" filmlerinde (İpini Boynunda Bil, Ferdi Merter, 1971; Zapata, Melih Gülgen, 1971), klasik aşk öykülerinde (Arzu ile Kamber, Mehmet Bozkuş, 1972), macera filmlerinde (Çılgınlar Ordusu, T. Fikret Uçak, 1972) görünüyor, tarihsel fantazyalarda silahşor D'Artagnan'ın sevgilisi oluyor (Üç Silahşörler ve Üç Silahşörlerin İntikamı, Çetin İnanç, 1972).



1973'te tek bir filmde oynuyor Arzu Okay: Osman F. Seden'in yönettiği Gurbetçiler. Evlenip bir süre sinemadan ayrılıyor, döndüğünde de kendini "seks" furyasının içinde buluyor.


"Seks filmleri furyası 75'lerde falan başladı. Ben o zamana kadar 50'ye yakın filmde başrol oynamıştım ve Yeşilçam'da iyi bir kariyerim vardı. İlk başlarda oynamak istemedim, ama sonra dayanamadım. Geçinmek zorunda idim çünkü. Birikimim de yoktu, anneme bakmak durumundaydım. Başka mesleğim de yoktu. Sinema dışında ne yapabilirdim ki?"


Seks sinemasını kabullenmesini böyle anlatıyor Arzu Okay gazeteci, yazar ve TV programcısı Nebil Özgentürk'e. Seks furyasının içinde 1976–1980 arasında mesleğini sürdürüyor. Anadolu işletmeleri için Arzu Okay tartışılmaz bir iş garantisi oluyor ve dolayısıyla yıldız oyuncunun çevirdiği filmlerin sayısı artıyor: 1974'te 11 film, 1975'te 21 film.



Türün meraklısı seyirciler için Arzu Okay demek Tak Fişi Bitir işi (Ülkü Erakalın, 1974), Yatır Sev Kaldır Döv (Ülkü Erakalın, 1974), Azgın Bakireler (Süreyya Duru, 1975), Bekâret Kemeri/Erkek Kemeri (Oksal Pekmezoğlu. 1975), Çalkala Yavrum Çalkala (Ülkü Erakalın, 1975), Sevişmek Bir Dakika (Aram Gülyüz, 1975), Kucaktan Kucağa. (Temel Gûrsu, 1976), Sokak Kadını (Çetin İnanç, 1976), Çırılçıplak (Oksal Pekmezoğlu, 1977) ve diğerleri demektir. Furya daha sona ermeden Arzu Okay çekiliyor, ticarete başlıyor, sonradan Paris'e geçiyor, evleniyor, bir hazır giyim atölyesi kuruyor ve başarılı bir iş kadını oluyor.


Bazen adlar ve oyuncuların kimliği aldatıcı da olabilir, meraklısına beklediğini vermeyebilir. 1975*ten kalma ye Kürküm Ye (Aram Gülyüz) filminin oyuncu kadrosuna baktığınızda kadın oyuncular arasında Arzu Okay, Melek Görgün, Nalan Çöl ve Tijen Doray var, erkeklerde de Mete lnselel ve Orçun Sonat. Ancak izlendiğinde, film sıradan bir güldürüden öteye gitmiyor. İki işçi kız zengin koca peşinde koşarken kendilerine milyoner süsü veren iki parasız araba tamircisiyle karşılaşırlar, iki tamirci arkadaş tamirhanede bir müşterinin bıraktığı bir arabayı esrarla dolu olduğunu bilmeden kullanmaktadırlar. Esrarın ve arabanın peşine iki karşıt çete düşerler, kendi yosmalarını kullanırlar, iki arkadaşın ve kızların başı belaya girer ve sonunda polis yetişir.


Çok soyunan Arzu Okay iki kez bikiniyle görülür, Nalân Çöl onu izler, Melek Görgün ve Tijen Doray üstsüz görünmekle yetinirler. Erotik niyetler dahil olmak üzere her şey asgaride kaldığından buna seks" demek haksızlık olur.



Ülkü Erakalın'ın yazıp yönettiği çalkala Yavrum Çalkala da (1975) öykünün ağırlığı İlhan Daner'e kaldığından Arzu Okay oldukca pasif oluyor ve aşırı derecede soyunmuyor. Ancak şunu da kaydetmek gerekiyorki 1975 yılında çevrilen çoğu filmde henüz aşırılıklara pek varılmıyor.



Erkek oyuncu ağırlık kazanınca, Arzu Okay, kimi filmlerde oldukça gerilerde kalır. Feridun Kete'nin yazıp yönettiği Şimdi Yavrum Şimdi (1975) bunun bir örneği oluyor. Filmin kahramanı tüm kadınların arzuladığı "eli hafif bir çapkın olan yakışıklı eczacı kalfası ve iğneci Hakan'dır (Sermet Serdengeçti). Hakan'ın çalıştığı eczanenin sahibi Emine (Remziye Fırtına) uzun süreden beri bir gençlik iksiri üzerinde çalışmakta, ama tüm gayretlerine rağmen bir sonuca varamamaktadır.




Bir tür olarak erotik sinema, daha önce işaret ettiğimiz gibi, kendi soyunan oyuncularını yarattığı gibi daha önce soyunan ya da hiç soyunmayan veya az soyunan oyuncuları da kullanıyor. Hiç kuşku yok ki türe en yakın olanlar ister yetenekli olsunlar ister olmasınlar çok sayıdaki talebi karşılayabilmek için profesyonellerden kameranın karşısına çıkartılanlardır. Kaldı ki asıl aranılan yetenek, kameranın ve izleyen çekim ekibinin karşısında anadan doğma soyunmak ve büyük bir rahatlık içinde sevişir ve zevk alır gibi hareket etmektir.





Bu nedenlerden dolayı sinemaya girenlerin, ya da türün içinde mesleklerini sürdürenlerin sayısı bir hayli kabarıktır ve adlar birbirlerini izliyorlar: Yeşim Yükselen, Sabahan, Aynur Akarsu, Gülgün Erdem, Meltem Mete, Tijen Doray, tarihsel ve giysili filmlerin aranılan Vamp oyuncu Birsen Ayda, Deniz Çimen, Anuşka takma adını kullanan Elif Ozangil, Nalan Çöl, Zeyno Çilem, Elif Pektaş, striptiz'den gelen Nur-Ay, bir dönem rahatça soyunan Seyyal Taner ve yabancılardan Sonia Viviani, Romina Terry, Vanessa Hidalgo vd.



Gövde yazısı : Metin Demirhan (kısaltılarak yayınlamıştır.)


Afişleri Derleyen - Afiş altı yazısı : Murat Tolga Şen


Gövde Yazısı için faydalanılan Kaynak : Erotik Türk Sineması - Kabalcı Yayınları

Sinematik - Arzu Okay

Türk sinemasında bugüne kadar gelmiş geçmiş en iyi Kadın oyuncular anketi yapılsa Türkan Şoray ismi %90 birinci çıkar. İsimlerin çoğu unutulur gider Türkan Şoray bu noktada başarılıdır ama onun kadar başarılı onlarca sanatçı harcanır gider, bunu yapan basındır aslında. Bu konuda TV sağolsun Kemal Sunal biraz şanslıdır ve biraz da Malkoçoğlu paçayı yırtmıştır. Ama basınımız belli isimlere odaklanırken diğerlerini harcar.
En iyi kadın oyuncu sorusuna dönecek olursak Türk Sinemasına biraz daha ilgisi olanlar bir çırpıda Hülya Koçyiğit, Fatma Girik, Filiz Akın, Belgin Doruk, Hale Soygazi, Hülya Avşar ve hatta Ahu Tuğba isimlerini söyleyebilirler. Aliye Rona ve Adile Naşit karakter oyuncularıdır ve listeye bile giremezler. Feri Cansel, Perihan Savaş, Melek Görgün, Necla Nazır hatta hatta Müjde Ar isimleri unutulan isimlerdir. Ajda Pekkan’ın oyuncu olduğu unutulmuştur, Selda Alkor ismi ise meraklısına birşeyler ifade eder sadece, Semiramis Pekkan ve Gönül Yazar’ın sinema dönemlerinden bahsedilmez, üçüncü katagoride saydığım isimler için “dilimin ucundaydı ama” deriz genelde. Tabi bu isimler aslında şanslı sayılanlar yani arada sırada olsada hatırlanan isimler sayabildiklerim. Nebahat Çehre, Selda Alkor, Selma Gineri, Esen Püsküllü ve Cahide Sonku gibi nice isimler unutulup gitmiştir. Ama bir "Sultan" rüzgarıdır eser durur hala, hatta bu yüzden bende bir dönem Türkan Şoray antipatisi doğdu.
Bu isimler kadar hatırlanmayan hatt
a isimleri gaddarca Türk sinema tarihinden silinmeye çalışılan isimler de var. Bunun ana sebebi 70lerdeki erotik film furyasıdır aslında. Bu dönemde yapılan seks komedi filmlerinin de Türk sinemasında önemli bir yeri olduğunu düşünüyorum ancak i
talyan sinemasındaki seks komedi karışımını Türkiyede tutturan çok sayıda film çıkmadı ve iş biraz kalitesiz ürünlere döndü. Metin Demirhan, Giovanni Scognamillo’nun ve Agâh Özgüç’ün araştırmaları ve kitapları da olmasa bu dönem tamamen ahlaksızlık dönemi olarak bize satılmaya çalışılanacak. Bazı abartmış örnekler olsa da bu dönemi toptan yok saymak veya bu dönemi bütünüyle kalitesiz bir porno sinema dönemi olarak görmek bence büyük bir acımasızlık. Son günlerde yaşanan Levent Kırca ile Ali Poyrazoğlu arasındaki polemikte biraz konuyu özetliyor aslında (Bu arada Poyrazoğlu’nun verdiği cevap gayet iyiydi).

Türkiye’de kadın olmak zaten zor iken kadın oyuncu olmak iki kere zordur demek yanlış olmaz sanırım. Bu konuda en çok çekmiş oyuncuların başında sanırım Arzu Okay geliyor. İdealleştirinilmeye çalışılan Türk kadını tiplemesinden daha farklı bir yüze sahipti Arzu Okay. Birilerinin bize enpoze ettiği tipik Türk kadını profiline uymayan fiziği ve yüzü sanırım zaman içinde bazı klişeleride yanında getirdi. Bütün bu duruluğuna ve farklı fiziğine rağmen sizin için hazırladığımız Arzu Okay posterinde bir dergiden alıntı yaptığım başlıkta yazan "bir seks yıldızının dönüşü" aslında herşeyi, yani sistemin nasıl işlediğini özetliyor.

Arzu Okay ismi her ne kadar 70’lerin seks yıldızlarından birisi olarak anılsada 15 yaşında sinema güzeli seçilip, 16 yaşında “Ölünceye kadar” filmiyle Ayhan Işık’la beraber kamera karşısına geçip başlayan sinema serüveninde gerçekten çok ilginç yapımlarda yer aldı. Özellikle 1970- 1973 arası Türk sinemasında aranılan bir kadın oyuncu idi. Beyaz Kelebekler filmi ile sanırım hepimiz için “güzel” kavramı için bir referans olmuştur.

Bu dönemde oynadığı "Karagün" gibi filmler ise oyunculuğu için bir referans noktası sayılabilinir (aşağıdaki galeride birbirinden güzel film karelerini sizler için ekledim). Kadir İnanır ve Müjdat Gezenin başrolunü paylaştığı Uyanık kardeşler filmi sanırım en fazla hatırda kalan filmlerinden birisi.

Türk sinemasında ki Western filmlerinin yıldızları İrfan Atasoy ve Yılmaz Köksal gibi daha alternatif isimler ile B sinemamızda yer alan iki güzel gözün oynadığı ilginç filmler arasında Şimdi Silahlar Konuşacak / Pekos Bill, Zapata, Üç Silahşörler, Altın Prens Devler Ülkesinde, Üç Silahşörlerin İntikamı gibi fantastik öğeler içeren filmler var.

Murat Kara’nın 2002 yılında yazdığı Hüznü Şahsına Münhasır Bir Çift Göz ARZU OKAY" makalesinden hoşuma giden bir cümle sanırım O ve onun gibi oyunculara yapılan haksızlığı çok güzel anlatıyor; "Arzu İle Kamber'deki sıcaklığı, "Ölünceye Kadar" daki masumiyeti, "Günahsızlar" daki saf hali bilmem kimin hatırında şimdi, ama Yeşilçamın ağdalı melodramları ile büyümüş, sinema sevgisini o filmlere borçlu biri olarak sadece Arzu Okay değil, tüm unutulmuşlar hatırımda.”

Herkesin yazdığı gibi "Onlar unutuldu" demek yerine onları hatırlatmanın daha önemli olduğunu düşünüyorum bu yüzden ileride Arzu Okay'ın yanına Melek Görgün ve Feri Cansel ile ilgili yazılarıda eklemeyi düşünüyorum. Sonuçta ben olaya birazda şu açıdan bakıyorum; Bütün dünyada güzel bir kadını kameraya çeken bir yönetmen bunu doğru yansıtır ise buna sanat eseri deniyor bu Türkiyede istisnalar dışında farklı bir şekilde bizlere yansıdı. Burada belirleyici nedir pek bilemiyorum ama çıplak olan her kadın Türkiyede Seks yıldızı olarak anılmadı, hatta Seda Sayan gibi çıplaklığı ile ünlenen isimler bugün “Delikanlı, mert kadın” olarak tv programı sunuyorlar. Demek ki o noktada bazı şeyleri belirleyen sadece çıplaklık değil. Bizim seks furyasında yer alan filmlerin çoğunda açık sahne o kadar fazla değildir (aralara parça konulan veya soft porno filmleri saymıyorum) hatta film isimleri filmlerden daha fazla açıktır ve erotiktir. İyi çekilmiş filmler azdır buda o dönemin maalesef ister istemez kalitesini düşürüyor. Arzu Okay gibi isimlere yapıştırılan etiketler aslında önyargılarında birer sonucu. Yinede bu konuda ilk önce o dönemi kara leke olarak hatırlatmak isteyenlere, filmde oynayan her kadına porno yıldızı muamelesi yapanlara veTürk basınına suçu atıyorum.

Arzu Okay belli bir dönemden sonra bilinçli olarak piyasa şartlarına da uyarak seksapelini ön plana çıkartmıştır. Gayet düzgün bir fiziği olduğu düşünülürse bence doğru bir seçim yapmış ama Yeşilçam’ın oyuncu öğüten çarkları bu noktada kurbanlarını bulmuş ve öğütmeye başlamıştır.

Aslına bakarsanız tabu kıran ve toplumda ki masum ve cinsellikle alakası olmayan genç kız ile cinselliğe aç kötü kadın klişesini kıran en önemli isimlerden birisi Arzu Okay’dır. Masum temiz aile kızlarının da seviştiğini göstermek adına önemli bir değişim diyebiliriz. Bugün Fransa’da yaşayan ve işini kurmuş, o dönemden sonra ayakta kalabilmiş ender kadın oyuncuların içinde Arzu Okay ismini sayabiliriz. Karalanmaya çalışılan Yeşilçam geçmişi geçtiğimiz yıllarda bir ödülle iade edilmiş bir oyuncu olsa da o hala "bir seks yıldızı" olarak lanse ediliyor.

Yazan: Utku Uluer


 
powered by Blogger